No products in the cart.
Reprodüktif Psikoloji

Reprodüktif psikoloji, şimdiki zaman insanının üreme süreci ve üretme fonksiyonunu ele alarak sağlıklı gelecek nesillerin yetişmesine katkı sağlamayı hedefler.
Üreme sağlığı problemlerinin son yıllarda giderek yaygın hale gelmesi ve bu problemlere çözüm bulunması amacı ile yeni bir yön olarak reprodüktif tıp alanı ortaya çıkmıştır. Aynı zamanda üreme sağlığı problemleri kendisi ile birlikte psikolojik sorunları da beraberinde getirmiştir.
Psikoloji ve psikoterapide yapılan çalışmalarla üreme sağlığı sorunlarının hem psikolojik nedenleri hem de sonuçları tanımlanmış ve bu sorunun insanın zihinsel ve somatik sistemlerinin etkileşiminden farklı, kendine özgü yapıya sahip olduğu ortaya çıkarılmıştır.
Bu duruma bağlı olarak son yıllarda, psikolojinin yeni olmakla beraber temelleri önceden atılmış alanı olan reprodüktif fonksiyonların gerçekleşmesi ve üreme sağlığı bozuklukları ile ilgili sorunların sosyal ve psikolojik yönlerinin incelenmesi için yeni bir bilim dalı ortaya çıkmıştır. Bu bilim dalı Reprodüktif Psikoloji olarak adlandırılmaktadır.
Reprodüktif Psikoloji, reprodüktif döngünün tüm aşamalarında üreme işlevinin tüm psikolojik yönlerini birleştiren bir psikoloji alanıdır. Bize hamilelik, doğum, menstruasyon (adet döngüsü) ve menopoz ile ileri yaşlardaki cinsel ve üreme olaylarına sadece tıbbi ve biyolojik süreçler olarak değil, sosyal ve psikolojik olaylar olarak bakma ve anlama fırsatı sunar.
Reprodüktif Psikoloji’de pratik çalışmanın yönü ve görevleri; ebeveynliğe hazırlık, reprodüktif döngünün psikolojik olarak desteklenmesi, üreme bozukluklarında destek sağlamak (üreme alanının fizyolojik ve zihinsel bileşenleri) ve de bu süreçlerin çevresindeki birçok alanda kadını ve aileyi geliştirmek ve desteklemek olarak sıralanabilir.
“Sağlıklı kadın, sağlıklı nesli inşa eder.”

